68 The Download
0 Comment
12.07.2019 Upload date

Söz Söyleme Ve İş Başarma Sanatı - Dale Carnegie

Kişisel Gelişim

FILE TYPE: pdf FILE SIZE: 642 B

1912'den beri beş yüz binden fazla kişi benim yöntemlerimi kullanan topluluk önünde konuşma kurslarına katıldı. Birçoğu bu eğitimi almak istemelerinin nedenlerini ve bunun sonunda neyi amaçladıklarını kaleme aldılar. Elbette bunu ifade ediş biçimleri farklıydı; fakat bu mektuplardaki temel arzu aynıydı. Hepsi, şaşırtıcı biçimde aynı şeyi istiyorlardı. "Ayağa kalkıp konuşmam gerektiğinde," deniyordu bu mektuplarda, "öyle heyecanlanıyor, öyle korkuyorum ki doğru dürüst düşünemiyorum, konsantre olamıyorum, söylemeyi planladığım hiçbir şeyi hatırlayamıyorum. Kendime güvenimi kazanmak, kendime hâkim olabilmek, doğru dürüst düşünebilmek istiyorum. Düşüncelerimi mantıklı bir sıraya sokmak, bir iş toplantısında, kulüpte ya da dinleyicilerin önünde açık ve ikna edici bir şekilde konuşabilmek istiyorum." Binlerce kişinin arzusu buydu.

Durumu somutlaştıranın: Yıllar önce, burada Bay D. W. Ghent adıyla anacağım bir bey Philadelphia'da topluluk önünde konuşma kurslarıma katıldı. Kursun başlamasından kısa bir süre sonra, beni Fabrikatörler Kulübü'nde öğle yemeğine davet etti. Kendisi orta yaşlı bir adamdı ve hep son derece aktif bir yaşam sürmüştü. Kendi fabrikasının başında bulunuyordu; kilise çalışmalarına, sosyal faaliyetlere katılıyordu.

O gün yemek yerken masanın üzerine eğildi ve şöyle dedi: "Pek çok toplantıda konuşma yapmam istendi; ama ben bir türlü yapamadım. Bocalıyorum, birden tüm beynim boşa-

lıyor sanki; ben de hayatım boyunca bundan kaçındım. Ama şimdi Kolejliler Derneği'nin başkanıyım. Toplantılarda bulunmak ve konuşma yapmak zorundayım. Siz bu yaştan sonra konuşmayı öğrenmemin mümkün olabileceğini düşünüyor musunuz!"

"Bunu bana mı soruyorsunuz?" diye karşılık verdim. "Bunu düşünmeme bile gerek yok. Yapabileceğinizi biliyorum ve yapacağınızdan eminim. Sadece bol bol pratik yapmanız, öneri ve talimatlara uymanız gerekiyor."

Buna inanmak istiyordu; ama söylediklerim ona fazla iyimser geliyordu. "Sanırım sadece nezaketinizden böyle söylüyorsunuz, beni cesaretlendirmeye çalışıyorsunuz," dedi.

Eğitimini tamamladıktan sonra, bir süre görüşemedik. Daha sonra tekrar buluşup Fabrikatörler Kulübü'nde yemek yedik. Aynı yerde, aynı masada oturduk. Ona bir önceki konuşmamızı anımsattım ve benim fazla iyimser olduğumu düşünüp düşünmediğini sordum. Cebinden kırmızı kaplı bir defter çıkarıp bana yapması gereken konuşmaların bir listesini ve tarihlerini gösterdi. "Bunları yapabilecek yeteneğe sahip olmak, bunları yapmaktan duyduğum zevk, topluma hizmet veriyor olmak... Hayatımın en güzel yönlerini bunlar oluşturuyor," dedi.

Bu konuşmadan kısa bir süre önce, Washington'da önemli bir silahsızlanma konferansı düzenlenmişti, ingiltere Başbakanı'nm da bu konferansa katılacağı öğrenilince, Philadelphia Baptistleri bir telgraf çekerek kendisini bu şehirde düzenlenecek olan bir halk toplantısında konuşma yapmaya davet ettiler. Bay Ghent bana başbakanı topluluğa tanıtmak üzere bütün Baptistler arasından kendisinin seçildiğini söyledi.

Bu, daha üç yıl önce aynı masada oturan ve bana kendisinin bir gün topluluk önünde konuşma yapabileceğine inanıp inanmadığımı soran adamın ta kendisiydi.